Kayıtlar

Sosyoloji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi - Hilmi Ziya Ülken

Resim
  Hilmi Ziya Ülken, benim en çok merak ettiğim dönemi; Osmanlı’dan Cumhuriyet'e geçişte,  milli mücadele ve Cumhuriyet Devrimlerine zemin hazırlayan düşünce yapısını ve safhaları uzun uzun incelemiş bu kitapta, yaklaşık 800 sayfa. Giriş kısmında Selçuklulardan ve Anadolu beyliklerinden başlayarak Türklerin batıyla temasına kısaca değinen kitap birinci bölümden itibaren öncesi ve sonrası ile özellikle Tanzimat’a uzun uzun değiniyor ve hukuki iktisadi ve askeri alanlardaki yeniliklere ve doğurduğu sonuçlara odaklanıyor.   Kitapta kimler kimler yok ki. Şirket-i Hayriye'nin tüzüğünü yazan Cevdet Paşa ve günümüzden 150 yıl önce laiklik, cumhuriyet, Türkçe ibadet, Kur-an'ı Kerim'in Türkçeleştirilmesi gibi ilerici fikirleriyle öne çıkan Ali Suavi en çok dikkatimi çeken şahsiyetler oldular. Suavi’nin bugün bile tenkitlerle, (hadi nezaketi bir kenara bırakayım, düşmanlıkla) karşılanan hadis ilmine dair yıkıcı fikirleri oldukça dikkat çekici. Kitapta pozitivizmin sözc...

TEMEL GELİR, GUY STANDING

Resim
Temel Gelir meselesine özellikle gelecekte ortaya çıkacak ve hepimizi işsiz bırakacak robotlar konuşulmaya başlandığından beri ilgi duyuyordum. Avrupa ülkelerindeki yaygın ve tatminkâr işsizlik, aile yardımlarını düşündüğümde, robotların yaratacakları katma değerle birlikte epey olası görünmüştü. Zaten Thomas More’un Utopia’sını okuduğumdan beri destekler durumdaydım. Guy Standing ülkemizde Tellekt’ten yayımlanan ve Ceren Demirdöğdü tarafından çevrilen kitabında konuyu bütün yönleriyle ele almış. Hatta karşıt fikirlere daha çok yer vermiş ve tüm eleştirilere gayet mantıklı yanıtlar getirmiş. Şimdi kitabı okuduktan sonra destekler pozisyonum artarak devam etmekte ise de, günümüz siyasetçilerini ve ekonomik düzenini düşündüğümde Temel Gelir fikri ütopik çağrışımını koruyor. Ülkemiz için konuşmak gerekirse, şu somut bir bilgi yeterince fikir verici olur sanırım. İçlerinde Namibya, Tayvan gibi geri kalmış ülkeler ile birlikte Tanzanya, Zimbabwe, Kongo gibi 15 Afrika ülkesinin dâhil old...

Modern Çöküş, İnsanın Modern Halleri, Celaleddin Vatandaş

Resim
  Blog’a uzun zamandır yeni kitap eklemedim. Bu arada boş durduğum sanılmasın. Tam tersine aralarında iki ciltlik Savaş ve Barış’ın da olduğu bazı kitapları ikinci kez okumayı denedim. İkinci kez okuduklarımın arasında Murat Gülsoy, Başar Başarır, Hakan Bıçakçı gibi bizden de bazı öykücüler vardı. Bir taraftan da kendim öyküler yazmayı denedim ama daha çok okudum. Bir başka deyişle, yazmanın yanında okumanın büyüsüne kapıldım. Uzun okumalar sırasında daha önce listeme kaydettiğim bazı kitapları da sipariş ettim. Gözüm de sürekli onlardaydı. Adıyla beni en çok çağıran Modern Çöküş, İnsanın Modern Halleri oldu. Bu kitap listeme hangi sebeple, ne yada kim aracılığıyla girdi inanın hatırlamıyorum. Adı itibariyle daha çok modern insanın bireysel sorunlarına değineceğini sanmıştım. Ancak kitap çoğunlukla kölelik, modern kölelik, kadınlara yönelik ayrımcılık yada çocuk istismarı gibi konulara değinmiş. Yalnızca başta tüketim kültürüne ilişkin eleştiriler belki kişisel bir yaklaşım sayıl...

ULUSLARIN DÜŞÜŞÜ, GÜÇ ZENGİNLİK VE YOKSULLUĞUN KÖKENLERİ, Daron Acemoğlu- James A. Robinson

Resim
Daron Acemoğlu’nun James Robinson ile birlikte yazdığı kitap, bütün dünyada çok okunanlar arasında, alanında bir klasik sayılıyor. Neden bazı ülkeler zenginken diğerleri sefalet içinde yaşıyor? Coğrafya gerçekten kader midir? Sanayi devrimi neden başka bir yerde değil de İngiltere’de ortaya çıktı? Diktatörler, neden böyle davranıyor? Gelişimin ve refahın önündeki engeller neler?   Gelişimin ve kalkınmanın tarihsel, sosyolojik süreçleri neolitik çağdan başlayarak günümüze kadar bu kitapta anlatılıyor. Amerika’nın sömürgeleştirilmesinin tarihteki önemli rolü ile altın ve gümüş gibi madenler bakımından zengin olan Orta ve Güney Amerika’yı sömürgeleştiren İspanyolların kısa sürede büyük paralara kavuşması, sonradan kıtaya giden İngilizlerin ise pek zengin olmayan kuzey Amerika’da dirençle karşılaşmaları, zor şartlar ve büyük yoksulluklar içinde var olabilmek için kapsayıcı ekonomik ve siyasi kurumlar inşa etmek zorunda kalmaları, sonucunda sanayi devrimine ulaşmal...

Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla - Leo Huberman.

Resim
Bu sene başladığım Açıköğretim Sosyoloji Programındaki bir ders kitabında gördükten sonra okumaya karar verdim. Meğer kendi alanında bir klasikmiş. Kitaptaki çoğu şeyi en azından teorik olarak biliyor olmam okumakta zevk almamı engellemedi. Feodalitenin ayrıntılarına yolculuk yapılan ilk bölüm kitaba kolayca girmemi sağladı. Buradan anladığım bölgecilikten, kale kapılarını arkasına saklanan benci toplumdan yola çıkarak Avrupa futbolu ve Türkiye futbolu arasındaki farklılıkların sebepleri üzerine bir takım çıkarımlar yaptım ama bu ayrı bir yazının konusu, hatırlatın da bir ara yazayım. Anlatım tarzı ve özellikle tarihi vesikalardan bire bir yapılan alıntıları, fermanları, yasaları, dava dilekçelerini ve kararları okumayı da sevdim. Arşivcilik fena bir iş değilmiş gibi görünmeye başladı. Roman gibi okunan akıcı, anlaşılır, iyi Türkçe'si için çevirmeni Murat Belge'ye ayrıca teşekkürler.