Kayıtlar

Psikoloji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İNSANIN ANLAM ARAYIŞI – VİKTOR E. FRANKL

Resim
  Yirminci yüzyılın en önemli psikiyatrlarından olan Viyana okulunun kurucularından Viktor E. Frankl’ın İkinci Dünya Savaşı esnasında Nazi kamplarında yaşadığı tecrübelerini ve sonrasında kendi geliştirdiği logoterapi yönetime ilişkin tecrübelerini aktardığı kitabı bütün dünyada kült mertebesine erişmiş durumda. Frankl varoluşçu felsefeye ilişkin görüşlerini, insanın kendini inşasından ve hayatına anlam katma yolunda eylemlerden geçtiğini çarpıcı örneklerle anlatıyor. Toplama kamplarında esaret, açlık ve umutsuzlukla dolu ölümle burun buruna geçen günleri, kişinin kendi kendini hapsettiği hapishanelerle eşleştiren Frankl, buradan yola çıkarak pek çoğumuz için bir umut ışığı ortaya koyuyor. “ Başarıyı amaçlamayın; bunu ne kadar amaçlayıp hedef haline getirirseniz, elinizden o kadar kolay kaçırırsınız. Mutluluk gibi başarı da kovalanamaz. Kendisi ortaya çıkmalı ve bu sadece insanın kendisinden daha büyük bir davaya bağlanmasıyla ortaya çıkabilir. Mutluluk kendiliğinden ortaya ç...

BİTİK ERKEKLER - TEKNOLOJİ ERKEKLİĞİ NASIL SABOTE ETTİ? Philip Zimbardo, Nikita D. Coulumbe

Resim
  Bitik Erkekler, sansasyonel Stanford Hapishane deneyinin yaratıcısı ve yürütücüsü Philip Zimbardo'nun, öğrencisi Nikita D. Coulumbe ile birlikte yazdığı son kitabı. Türkçe'ye çeviren TolgaYalur.  Zimbardo'nun daha önce de hapishane deneyinin notlarıyla yazdığı ve A'dan Z'ye bir kötülük psikolojisi ansiklopedisi olan Şeytan Etkisi adlı kitabını okumuştum. Zimbardo diğer psikoloji kitaplarının aksine hikayeler, örneklerle değil, istatistiksel rakamlar, deney sonuçları, sosyolojik tespitler ve olgularla ele alıyor meseleyi. Kitaptaki veriler ve sosyal hayata ilişkin gözlemler A.B.D. ve İngiltere'ye ilişkin olsa da teknoloji etkisi, video oyunları ve porno bağımlılığı ile iş hayatının getirdiği zorluklar ülkemiz için de geçerli. Aile   kurumu ve babasız büyüyen erkekler ile ilgili kısımda anlatılanları ise üzerimize alınmamız gerekmiyor sanırım. En azından şimdilik. Kitaba kötücül bir bakışla eleştirel yaklaşıyor olsaydım, feminizm karşıtı bir kitap olduğunu...