Kayıtlar

Biyografi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kalemimin Sapını Gülle Donattım, Ferhan Şensoy

Resim
  Ferhan Şensoy’un on yaşından başlayarak, Fransa’daki tiyatro eğitimi ve Kanada’yı birbirine katıp ödüllü bir yönetmen olarak yurda dönmesine kadar olan günlerini anlattığı otobiyografik romanı. Zaman zaman çocukluğuna dönüşlerle, Samsun, Çarşamba, Ünye günlerine gidip gelen romanın içinde Galatasaray Lisesi de ana karakterlerden biri olarak yer alıyor. Sıra dışı olayların ardı ardına anlatılışındaki samimi üslup gerçek olduğu izlenimi doğursa da, pek çok yerinde kurguyla gerçek birbirine karışmış gibi düşündürmüyor değil. Bunda olayların absürtlüğü kadar Ferhan Şensoy’un bilinen üslubunun da etkisi var. Kitabın nedenini tam olarak çözemediğim (yakında çözerim) insana iyi gelen, abartılı olmaktan korktuğum için söylemeye dilimin varmadığı bir anti depresan etkisi var. Ekşi Sözlük’teki yorumlarına baktığımda bu şekilde düşünen tek kişi olmadığımı da anladım.   Orta Oyuncular Yayınlarının, daha doğrusu Ferhan Şensoy kitaplarının büyük puntolu basımının yanı sıra, 33. Baskısın...

Gölgeler ve Hayaller Şehrinde- Murat Gülsoy

Resim
Murat Gülsoy en sevdiğim yazarlardan biri. Her kitabını zevkle okudum. Hepsi de içime dokundu. O kadar beğendim ki kitapların hakkını verebilecek nitelikte iki kelime bulamadım. Ne yazsam eksik kalırdı, ne yazsam hissettiklerimi tam karşılamazdı. Bu sefer deneyeceğim. Artık kusuruma bakmazsınız. Her ne kadar deneysel yazsa da, kitapların başında adı yazmasa da bir metnini okuduğumda Murat Gülsoy’a ait olduğunu bilirim. Gölgeler ve Hayaller Şehrinde için bunu söylemek en azından başlarda epey zor doğrusu. Özellikle dönem ve dil itibari ile tarzının epey dışına çıkmış olsa da satır aralarında yazarın izlerini bulmak mümkün yine de. Bu aralar çok tartışılan bir İstanbul çağında geçiyor roman. Beşir Fuat ya da Franck’ın kaçamadığı ya da tam tersine sürekli kovaladığı, arayıp durduğu kaderinin hikayesi. Türk Edebiyatının eskimeyen konusu Doğu-Batı çatışmasına yeni, farklı bir örnek.   Kürk Mantolu Madonna da olduğu gibi eski bir defterin bulunması ile başlıyor. Önce kısaca d...

Eduard Einstein Vakası – Laurent Seksik

Resim
Fransız yazar Laurent Seksik’in biyografik romanı, yüzyılın dahisi Albert Einstein’in şizofreni hastalığı ile boğuşan oğlu Eduard Einstein’in hikayesini anlatıyor. Orijinal adı “Le Cas Eduard Einstein”. Türkiye’de 2016 yılı içerisinde, Sosi Dolanoğlu’nun çevirisi ile yayımlandı. Albert Einstein’in hayatını anlatan Deha adlı dizi, televizyonlarda gösterilmeye başlamadan önce okuyup bitirmek de benim şansım oldu. Kitap, yirmi yaşındaki Eduard Einstein’in İsveç’teki Burghölzli Kliniğine yatması ile başlıyor. Zaman zaman geriye dönerek çocukluğu ve Albert Einstein, Mileva Maric evliliğinin ilk yıllarına da gidiyor. Eduard Einstein’in ölümüne kadar giden yolda, olayları kendi ağzından birinci tekil şahıs anlatımıyla dinliyoruz.   Aile fertlerinin duyguları son derece sade ancak etkili bir şekilde anlatılmış. Özellikle Eduard Einstein’in şizofrenik düşüncelerini anlattığı bölümler, karmaşık düşüncelerin aktarılmasının ne kadar zor olduğu da göz önünde bulundurulduğund...