Kayıtlar

Postmodern etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BİR KIŞ GECESİ EĞER BİR YOLCU, İTALO CALVİNO

Resim
  “ Italo Calvino’nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı yeni romanını okumaya başlamak üzeresin. Rahatla. Toparlan. Zihnindeki bütün düşünceleri kov gitsin. Seni çevreleyen dünya bırak belirsizlik içinde yok oluversin ” cümlesiyle başlıyor İtalo Calvino’nun eşsiz eseri, tam bir postmodern edebiyat klasiği. Zaman üzerinde oynanan oyunlar, metinlerarası ilişkiler, üst kurmaca, hiper metin; postmodern edebiyatın ne kadar ögesi varsa hepsi bu kitapta bir arada. Daha önce yapıldığını duyduğum ama iyi bir şey çıkacağına hiç ihtimal vermediğim ikinci tekil şahıs diliyle yazılan kitap,   yine bir klasik olarak ön yargılarımı yerle bir etti. Yazarın müthiş zekâsına duyduğum hayranlık her cümle ile daha da arttı.   Romanın ana kahramanı erkek okur, daha sonra bir de kadın okur katılıyor. Bu iki kahraman sadece başlangıçlarını okudukları on romanın geri kalan kısımlarının peşine düşüyorlar. Aslında bu romanların peşine düşen sizsiniz. Sadece başlangıçlarını okuduğumuz romanları...

ZAMANIN KARŞI KIYISINDA - DOĞAN KESKİN

Resim
  Yazar Doğan Keskin’in İngiltere’de yayımlanan ilk romanı. Ayrıca e-kitap olarak internet üzerinden bütün dünyada satışta. Yazarın ilk kitabı olan roman, benim de baştan sonra kadar okuduğum ilk e-kitap oldu. İlk kitaplara ve özellikle ilk romanlara belirli bir hoşgörüyle yaklaşsam da, didik didik etmeye hazır bir şekilde okumaya otururum. Bu kitaba da tam olarak böyle başladım ancak bir yerden sonra kitabın içine girince her şeyi unutarak kitaptan aldığım zevkin tadını sonuna kadar çıkarttım. Geçmişine dair yüzleri görünmeyen kumarbazlardan başka bir şeyi hatırlamayan Metin Parsen’in bir akıl hastanesinde gözlerini açmasıyla başlayan hikâye, baş karakterimizin Perin S. Adlı bir kadından aldığı gizemli bir mektubun peşinde Halay Sokağın yolunu tutması ile çatallaşıyor ve bundan sonra zamanın içinde ileriye geriye doğru salınımlarla gittikçe derinleşiyor. Doğan Keskin’in belirli bir üslubu var. Bu üslup meselesi romanda en az hikayenin kendisi yada karakterler kadar önemli. H...

BELİRSİZ BİR ANIN KIYISINDA - MURAT GÜLSOY

Resim
Murat Gülsoy’un onbir yıl aradan sonra yayımlanacak ilk öykülerini çok merak ediyordum. Bu yüzden hiç âdetim olmadığı halde ön siparişle aldım kitabı. Keşfetmekte yeterince geç kaldığım yazarın yeni öykülerini ilk okuyanlardan biri olmak istiyordum. Önceki öykülerini ikişer kez okumuş biri olarak, geçen zamanın Murat Gülsoy öykülerinde neleri değiştirdiğini, eski öyküleri ile arada ne gibi farklılıklar olacağını da merak ediyordum. “Eski öyküleri ile arada ‘şu şu’ farklılıklar var” demek benim için kolay değil.   Nasıl Oğuz Atay yazınını, aldığım edebi hazdan ötürü, tanımlayamıyorsam aynı şekilde Murat Gülsoy’un öykülerini de tanımlamak çok zor. Bunda, sınır tanımayan postmodern edebiyatı tanımlamanın aynı zamanda ona sınır çizmek anlamına gelecek olmasının da etkisi var. Murat Gülsoy’un metinlerinin okuru hemen içine alan, oyunsu ve sarmal yanını da eklersek, sayfalar akıp giderken kendinizi kaptırıyorsunuz ve sonunda yalnızca geçen zamandan alınan keyif ve o edebi tat kalıyor...