Kayıtlar

Murat Gülsoy etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Erkekler Yalnızlıklar, Öykü Seçkisi, Murathan Mungan

Resim
  Öykü seçkileri her zaman iyidir. Okuru pek çok yazara, yeni tarzlara kolayca ulaştırır. Okumanın başlarındaki okur için iyi bir rehber, süzgeçten geçirilmiş, bir arada sunulmuş farklı tarzlar demektir. Deneyimli okurlar ise çeşitli yazarların farklı tarzlarının ayırdına daha kolay varır, nitelikli hem de öğretici bir okuma deneyimi sunar. Evet, okumak tamamen bireysel bir eylemdir ama yine de birisinin sizin için ardı ardına önerilerde bulunmasına tahammülünüz varsa, üzerinde çalışılmış bir seçkiden neden faydalanmayasınız ki? Murathan Mungan’ın Erkekler Yalnızlıklar seçkisi, 2021 yılının son günlerinde Metis Yayınlarından çıktı. Adında bir sürpriz barındırmıyor. Farklı kuşaklardan otuz yazarın otuz ayrı öyküsünün yer aldığı seçkinin teması erkeklere özgü yalnızlıklar.   Otuz öyküden başka, Murathan Mungan’ın önsözü de kitaba iyi bir giriş olmanın yanında içtenlik ve özen taşıyor. Yalnızlığın bir taraftan övünülecek, dövünülecek, kutsanacak yanlarını, şiire konu belirsiz...

BELİRSİZ BİR ANIN KIYISINDA - MURAT GÜLSOY

Resim
Murat Gülsoy’un onbir yıl aradan sonra yayımlanacak ilk öykülerini çok merak ediyordum. Bu yüzden hiç âdetim olmadığı halde ön siparişle aldım kitabı. Keşfetmekte yeterince geç kaldığım yazarın yeni öykülerini ilk okuyanlardan biri olmak istiyordum. Önceki öykülerini ikişer kez okumuş biri olarak, geçen zamanın Murat Gülsoy öykülerinde neleri değiştirdiğini, eski öyküleri ile arada ne gibi farklılıklar olacağını da merak ediyordum. “Eski öyküleri ile arada ‘şu şu’ farklılıklar var” demek benim için kolay değil.   Nasıl Oğuz Atay yazınını, aldığım edebi hazdan ötürü, tanımlayamıyorsam aynı şekilde Murat Gülsoy’un öykülerini de tanımlamak çok zor. Bunda, sınır tanımayan postmodern edebiyatı tanımlamanın aynı zamanda ona sınır çizmek anlamına gelecek olmasının da etkisi var. Murat Gülsoy’un metinlerinin okuru hemen içine alan, oyunsu ve sarmal yanını da eklersek, sayfalar akıp giderken kendinizi kaptırıyorsunuz ve sonunda yalnızca geçen zamandan alınan keyif ve o edebi tat kalıyor...

Gölgeler ve Hayaller Şehrinde- Murat Gülsoy

Resim
Murat Gülsoy en sevdiğim yazarlardan biri. Her kitabını zevkle okudum. Hepsi de içime dokundu. O kadar beğendim ki kitapların hakkını verebilecek nitelikte iki kelime bulamadım. Ne yazsam eksik kalırdı, ne yazsam hissettiklerimi tam karşılamazdı. Bu sefer deneyeceğim. Artık kusuruma bakmazsınız. Her ne kadar deneysel yazsa da, kitapların başında adı yazmasa da bir metnini okuduğumda Murat Gülsoy’a ait olduğunu bilirim. Gölgeler ve Hayaller Şehrinde için bunu söylemek en azından başlarda epey zor doğrusu. Özellikle dönem ve dil itibari ile tarzının epey dışına çıkmış olsa da satır aralarında yazarın izlerini bulmak mümkün yine de. Bu aralar çok tartışılan bir İstanbul çağında geçiyor roman. Beşir Fuat ya da Franck’ın kaçamadığı ya da tam tersine sürekli kovaladığı, arayıp durduğu kaderinin hikayesi. Türk Edebiyatının eskimeyen konusu Doğu-Batı çatışmasına yeni, farklı bir örnek.   Kürk Mantolu Madonna da olduğu gibi eski bir defterin bulunması ile başlıyor. Önce kısaca d...

Murat Gülsoy Hakkında Tamamen Kişisel Bir Takım Sayıklamalar

Resim
Blogun ilk yazısını en sevdiğim yazara ayırdım. Murat Gülsoy'un kitapları ile ilgili kısa tanıtımlar okuyacaksınız, Bunları daha sonra kısa kısa ayrıca yazarım belki. İyi okumalar. Bir süre önce Twitter’daki bir edebiyat hesabının yaptığı tespit ile birlikte yaşayan yazarların ve özellikle yaşayan yerli yazarların yeterince ilgi görmedikleri konulu bir tartışma yaşanmıştı. Bu tespite o zaman da katılmamıştım. Hepsini tek tek anacak değilim ama tek bir örnek vermek yeterli olur sanırım. Murat Gülsoy adında bir yazar var bu ülkede. “Metallica diye bir grup keşfettim, süper” durumuna düşmek istemiyorum tabi ama (Sonuç olarak hakkında onlarca tez, yüzlerce makale yazılmış birisi) benim için tam zamanında tanınmış bir yazar kendisi. Murat Gülsoy’a sadece yazar demek şüphesiz eksik kalır. İyi bir yazarı diğer kimliklerini (sadece bir baba, oğul, ya da eş gibi doğal kimlikler dahi olsa) göz ardı ederek değerlendirmek şüphesiz ki yanıltıcı olur. Oysa Murat Gülsoy, Türk Ede...