Kayıtlar

Başar Başarır etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Erkekler Yalnızlıklar, Öykü Seçkisi, Murathan Mungan

Resim
  Öykü seçkileri her zaman iyidir. Okuru pek çok yazara, yeni tarzlara kolayca ulaştırır. Okumanın başlarındaki okur için iyi bir rehber, süzgeçten geçirilmiş, bir arada sunulmuş farklı tarzlar demektir. Deneyimli okurlar ise çeşitli yazarların farklı tarzlarının ayırdına daha kolay varır, nitelikli hem de öğretici bir okuma deneyimi sunar. Evet, okumak tamamen bireysel bir eylemdir ama yine de birisinin sizin için ardı ardına önerilerde bulunmasına tahammülünüz varsa, üzerinde çalışılmış bir seçkiden neden faydalanmayasınız ki? Murathan Mungan’ın Erkekler Yalnızlıklar seçkisi, 2021 yılının son günlerinde Metis Yayınlarından çıktı. Adında bir sürpriz barındırmıyor. Farklı kuşaklardan otuz yazarın otuz ayrı öyküsünün yer aldığı seçkinin teması erkeklere özgü yalnızlıklar.   Otuz öyküden başka, Murathan Mungan’ın önsözü de kitaba iyi bir giriş olmanın yanında içtenlik ve özen taşıyor. Yalnızlığın bir taraftan övünülecek, dövünülecek, kutsanacak yanlarını, şiire konu belirsiz...

Bize UMUT Gerek, Başar Başarır

Resim
  Başar Başarır’ın daha önce farklı yayınevlerinden yayımlanmış üç kitabının; Düzenboz (2012), Çıktığınız Hevesle İniniz (2004) ve Getirin O Günleri Yakalım Bu Öyküleri (2003)   Can Yayınları tarafından bir araya getirilmesiyle 2014 yılında yayımlanan kitap, epey kapsamlı bir öykü derlemesi olmuş. Yakından takip etmeye çalıştığım yazarın bu kitaptaki öykülerini daha önce Trendeki Yabancı’da   e-kitap olarak okumuştum. Kitaplığıma da eklemek istediğimden basılı halini de aldım, asıl amacım aynı zamanda uzun aralıklarla yazılmış öykülerdeki farklılıkların ayırtına varabilmek, yazarın dönemler itibari ile metinler aracılığıyla yarattığı tarzının değişimlerini takip etmeye çalışmaktı. Sonunda başarılı oldum mu bilemiyorum. Başlarda eleştirel bir üslupla, inceleyerek okumaya başlasam da bir süre sonra öykülere kendimi kaptırmış bir halde hızlı hızlı okurken buldum kendimi. Daha önce de yazdığım üzere Başar Başarır öncelikle kendisi için yazan bir yazar. Bunun dışında ken...

DOLUNAY İKİ GECE SÜRER - BAŞAR BAŞARIR

Resim
  Bir müzisyen düşünün; her albümünde farklı bir tür müzik yapsın, hepsini iyi yapsın ve kimseye benzemesin. Dilediği zaman uzun yıllar dinlenecek birinci sınıf müzik yapsın, dilediğin zaman Zorba'nın santuru çalışı gibi sırf canı öyle istiyor diye yalnızca kendisi için en eğlenceli şarkıları yapsın. Ben, Başar Başarır'ın yazarlığını böyle hayali, havalı bir müzisyene benzetiyorum. Canının istediğini yazıyor ve canı o an ne istediyse iyisini yazıyor. Öykü kitaplarından ve ilk romanı Sibop'tan sonra ikinci romanı Dolunay İki Gece Sürer ile buna artık emin oldum.    Ölüsüne bir gün delisine her gün ağlayan, şahsen mutlu olmadığı için başkalarının mutluluğunun da sahte olduğuna sanan, emeklilik ile birlikte iktidarını da kaybetmiş, kanadı kırık, nefesi kesik, milli mücadele aşığı  Emekli Öğretmen İhsan Sami Bey ile annesinden miras suskunluğunu üstüne yakıştırmış, kendini karanlık odaya kapatmış, erken büyüyen yeni mezun makine mühendisi Gamze arasındaki olağan ...

Tumturaklı Deyimler Resmigeçidi – Teklifinizle Ilgilenmiyorum – Başar Başarır

Resim
Şaraplar için kullanılan tabirdir; “Kolay İçimli” deriz. Başar Başarır’ın bu kitabi için benim tanımım da “Şarap Gibi Kitap” olabilir, boğazınızdan kayıp giden, damakta hoş bir tat bırakan yumuşak içimli bir şarap gibi, kolayca okunuveren, zihinde hoş tat bırakan bir kitap. Elime almamla bir çırpıda, otobüs, tramvay demeden okuyup bitirmem bir oldu. Başar Başarır’la tanışmam da bu kitabı elime almam da muhtemelen yazarın yeni romanı Sipob’un yayımlanması münasebetiyle T24 tarafından geçtiğimiz günlerde yapılan bir röportajı sayesinde oldu.   Röportajda, kendini ve felsefesini çok güzel ifade eden, çarpıcı tespitlerini dikkat çekici bir şekilde ortaya koyan,   artık deneyimli diyebileceğimiz, protest tavır sahibi bir yazarla karşılaştım. Eve döner dönmez, yayımlandığı yıl olan 2013’ten bu yana kitaplıkta duran kitabı elime alıp okumaya başladım. Böylece akıcı, eğlenceli, iyi veya kötü ama güzel karakterle dolu bir dünyaya adım atmış oldum. Bu türün adı “kara mizah” olar...