Kayıtlar

Sarıyaz, Mahir Ünsal Eriş

Resim
  Daha önce öyküleri İletişim’den yayımlayan Mahir Ünsal Eriş’in, Can’dan Kara Yarısı ile birlikte eş zamanlı olarak yayımlanan ilk kitaplarından biri. Mahir Ünsal Eriş’in sokaktaki insanların gündelik yaşantıları sırasında gelişen olaylar aracılığıyla bireysel meselelerine değinirken aynı zamanda toplumsal olaylara duyarlı kalemi, yine sokaktaki insanların kolayca okuyabileceği öyküler çıkartıyor.   Bunu böyle söylerken edebi derinliği olmadığını söylediğim sanılmasın. Aksine, kıskanılacak bir maharet. Hem takdir ediyorum hem zevkle okuyorum. Mahir Ünsal Eriş’in öyküleri eser miktarda mizah ve kesif bir hüznü aynı anda barındırması ile de başka başka yönlerden etkileyici. Mahir Ünsal Eriş’in kitaplarının doğal arka planı Kuzey Ege’de, bir kentin lodoslarla taşınan çöl kumlarıyla sarıya bürünmesi ve akabinde yaşanan deprem sonrasında gelişen olayların içinde, çocukların, işçilerin, kadınların ve yaşlıların hikâyeleri var Sarıyaz’da. Hüznün rengi sarıya bezenmiş bir atmos...

Erkekler Yalnızlıklar, Öykü Seçkisi, Murathan Mungan

Resim
  Öykü seçkileri her zaman iyidir. Okuru pek çok yazara, yeni tarzlara kolayca ulaştırır. Okumanın başlarındaki okur için iyi bir rehber, süzgeçten geçirilmiş, bir arada sunulmuş farklı tarzlar demektir. Deneyimli okurlar ise çeşitli yazarların farklı tarzlarının ayırdına daha kolay varır, nitelikli hem de öğretici bir okuma deneyimi sunar. Evet, okumak tamamen bireysel bir eylemdir ama yine de birisinin sizin için ardı ardına önerilerde bulunmasına tahammülünüz varsa, üzerinde çalışılmış bir seçkiden neden faydalanmayasınız ki? Murathan Mungan’ın Erkekler Yalnızlıklar seçkisi, 2021 yılının son günlerinde Metis Yayınlarından çıktı. Adında bir sürpriz barındırmıyor. Farklı kuşaklardan otuz yazarın otuz ayrı öyküsünün yer aldığı seçkinin teması erkeklere özgü yalnızlıklar.   Otuz öyküden başka, Murathan Mungan’ın önsözü de kitaba iyi bir giriş olmanın yanında içtenlik ve özen taşıyor. Yalnızlığın bir taraftan övünülecek, dövünülecek, kutsanacak yanlarını, şiire konu belirsiz...

Bize UMUT Gerek, Başar Başarır

Resim
  Başar Başarır’ın daha önce farklı yayınevlerinden yayımlanmış üç kitabının; Düzenboz (2012), Çıktığınız Hevesle İniniz (2004) ve Getirin O Günleri Yakalım Bu Öyküleri (2003)   Can Yayınları tarafından bir araya getirilmesiyle 2014 yılında yayımlanan kitap, epey kapsamlı bir öykü derlemesi olmuş. Yakından takip etmeye çalıştığım yazarın bu kitaptaki öykülerini daha önce Trendeki Yabancı’da   e-kitap olarak okumuştum. Kitaplığıma da eklemek istediğimden basılı halini de aldım, asıl amacım aynı zamanda uzun aralıklarla yazılmış öykülerdeki farklılıkların ayırtına varabilmek, yazarın dönemler itibari ile metinler aracılığıyla yarattığı tarzının değişimlerini takip etmeye çalışmaktı. Sonunda başarılı oldum mu bilemiyorum. Başlarda eleştirel bir üslupla, inceleyerek okumaya başlasam da bir süre sonra öykülere kendimi kaptırmış bir halde hızlı hızlı okurken buldum kendimi. Daha önce de yazdığım üzere Başar Başarır öncelikle kendisi için yazan bir yazar. Bunun dışında ken...

Sus Barbatus, Faruk Duman

Resim
      Faruk Duman’ın aynı adlı üçlemesinin ilk romanı, Hep Kitap’tan çıkmış. 2019 Orhan Kemal Roman Armağanı ve 2019 Cevdet Kudret Ödülleri'nin sahibi. 1979 kışında açıkça adları açıkça yazılmasa da Kars’ın Allahuekber Dağlarındaki köylerde geçen romanda, sonsuz soğuk, kar ve buzun içerisinde delimsirek Kenan’la iyi yürekli karısı Zeynep’in etrafında, yaşadıklarını kendilerinden başka kimsenin bilmediği ancak dönemin siyasi ortamında devrimciliği keşfedebilmiş köyün gençlerinden Faruk, Aynur, Orhan ve arkadaşları ile hem güçlü hem zayıf, ne soğuktan ne devletten korkan kadınları Gülşen ve Aysel’in, Mustafa Öğretmen’in ve öğretmenin abisi Ağa ile boş gezen ve fırsatçı oğlu Atalay bunlardan başka hükümet doktoru Servet, Karakol Komutanı ve bir çavuşunun ilikleri donduracak buz gibi hikâyesi Faruk Duman’ın masalsı anlatımı ile birleşince ortaya harika bir roman çıkmış. Yarım akıllı, zayıf Kenan’ın, hamile karısı Zeynep’e aş sağlamak biraz da işe yaramak gayesiyle d...

Momo, Michael Ende

Resim
  Alman yazar Michael Ende’nin oturduğu yerde hiçbir şey yapmadan, yalnızca insanları dinleyerek mucizeler yaratan küçük karakteri Momo’nun hikâyesini anlattığı sıcacık romanı. Büyükler için yazmış ama çocuklar da okuyabilir, yada belki çocuklar için yazmıştır ama büyükler muhakkak okumalıdır. Ben okuyup bitirdikten sonda kızıma “İşini gücünü, dersini sınavını ne varsa bırakıp hemen okumasını” söyledim.   Bakımevinden kaçarak eski bir tiyatro harabesinde yaşayan ve büyük küçük bütün mahallenin hayatını değiştiren koca ceketli, kıvırcık saçlı kız çocuğu Momo, çevresindeki insanların bir süre sonra Zaman Tasarruf Şirketi elemanları duman adamlar tarafından kandırılarak hiç bitmeyecek bir mücadele içerisinde kaybolmalarının ardından zamanın da sahibi olan Hora Usta rehberliğinde, duman adamları alt ederek bütün arkadaşlarını ve dünyayı kurtarırken yanında yalnızca naifliği vardır.   Zaman üzerine pek çoğumuz için karmaşık hem teknik hem de felsefi açıklamalar bulunan h...

Adem’den Önce, Jack London

Resim
  Amerikalı yazar Jack London’ın tarih öncesi çağlarda yaşamış olan maymun-insanların gündelik hayatlarını anlattığı çocuk-gençlik-yetişkin romanı. Bir çocuğun rüyalarından yola çıkılarak kurgulanan romanın, rüya kısımlarını çıkardığımızda her yaştan çocuk da zevkle okuyabilir. Ben de okurken sık sık Beyaz Diş’i anımsadım. 1905 yılında yazılan roman, dönemin yeni ve popüler keşfi evrim teorisinden yararlanarak ağaçlardan yere inme aşamasında maymundan insana dönüşmekte olan üç tür canlının; ağaç insanları, mağara insanları ve ateş insanlarının her ne kadar teoriye uymasa da bir arada yaşadığı dönemde kısa bir kesit sunuyor.     London; insanın, simgesel düşünme, dil, iletişim ve uzamsal düşünme biçimlerine henüz kavuşmadığı dönemde geçen hikâyesinde insanın oluşumuna dair sorulara yanıt arıyor. Jack London’ın maymun-insanları çabuk unutuyor, yarını düşünmüyor, her anları ölüm korkusu ile çevrelenmiş olsa da bütün günlerini oyun oynayarak geçirmekten ve delice, utanmaz...

Sessizlik ve Gürültü, Nihad Siris

Resim
  Suriyeli muhalif yazar Nihad Siris’in ülkesinde daha basılmadan yasaklandığı için ilk olarak 2004 yılında Beyrut’ta yayımlanan sonrasında pek çok dile çevrilen siyasi distopik romanı. Ülke olarak adı açıkça bildirilmeyen ancak doğuda geçtiği belli olan bir coğrafyada yaşayan ve sesi kısılarak, yazması engellenen yazar Fethi Şiyn’in, ülkenin despot diktatörünün iş başına gelişinin yirminci yıl dönümü kutlamaları esnasında geçirdiği bir günü ve iktidar tarafından köşeye sıkıştırılmasının konu edildiği roman, 1984 benzeri distopik bir ortamda geçiyor. Yazar Nihad Siris roman içerisinde sansüre,   baskıya,   şiddete, genç ölümlere, hamasî siyasete, tek adam rejimine karşı etkili bir mutlakiyet karşıtlığı ortaya koyarken aynı zamanda özel olarak kitlesel hareketlere teşne, topluluk olma hevesinde, bireysellikten uzak doğu halklarına yönelik olarak da toplumsal bir takım eleştirilerde bulunuyor. Nihad Siris’in romanında özellikle müzikten ve genelde sanattan kovulmuş halk, ...